7 Eylül 2009 Pazartesi

direksiyon

beklemek dünyanın en kötü şeyi bence.ve ne zaman biteceğini bilmeden beklemek..
şimdi şurada bekliyorum.
ama ne zaman gelecek bilmiyorum.
ya da gelecek mi?

4 Eylül 2009 Cuma

boş umutlar

berber amcam panosuna,camına,duvarına her yerine brad pitt gibi yakışıklı abilerimizin fotoğraflarını asmış.niye astın amcam onu?ben mi yaptım diyosun,sen yaptıysan görürdük biz bradi.gelse vallaha görürdük.adamın saça bak mı diyosun?ne diyosun?

5 Ağustos 2009 Çarşamba

elde var 0

anladım bu film kahramanı gibi olamama meselemi.insanlar yapamadıklarını yazmışlar filmlere.bırakıp gidemediği için bıraktırmış kahramanına hayatını.ama ayıp bu.şimdi nolacak?benim dünyamı yıktınız lan.defolun.

4 Ağustos 2009 Salı

napsakki?

hayatı sevmek istiyorum delice.bence ben gezmeliyim.

seviyorum sevmiyorum

bak şimdi ne istedim?film kahramanına özendim yine ben.hayatımdaki herşeyi düşünmeden bitireyim.gideyim kuaföre saçımı değiştireyim (bu saç nereye değişiyo??),güzel bi elbise giyeyim,sonra gitmediğim bi yere gideyim inanılmaz güzel günler yaşayayım.bitsin hayatımdaki şu dönem.ama işte tek ben olsam...ya o(lar)...?

soru işareti

bitti mi devam mı?
neler olduğunun farkına bi de ben varsam?
herşey kopacak yakında.
ve ben korkuyorum.
bakalım...

1 Ağustos 2009 Cumartesi

biz beraber yazdıkki bunu

pinokyo eğer 'burnum uzuycak şimdi' dese uzuyacağı için mi olurdu?ama uzuyacak çünkü bu bir yalan ama burnunun uzaması bu sözü doğru yapmaz mı?e şimdi nolcak?işte adalet.bunu jackciğimle konuştuk.jackimlen yazdık yani bunu.ahanda thanks jack:)

kimseyi istemiyorum derken

günlük sayfaları böyle değişebilir mi?tam 1 ay belki 1,5 ay önce yazdıklarıma gülmek istemezdim.giderek basitleştiriyorum ama zorlaşıyor da.yalnız başıma kalmaktan korkarken..yanlız başıma kalmak istiyorum!0'lamak..bi jack kalsın bi o uğraştırmıyo beni.adam gibi konusuyoz konuştukça da hayatımda bozulan tek şey ingilizce seviyem oluyo.ah jack..

sırıtış

pis mi oldum ben?pis sırıtan bi pis mi?ne oldum ben?

teknoloji özürlüsüydüm ben

dünyama getirmeleri gereken iki teknoloji var.zamanı geri alma ve benim hakkında düşünülenleri öğrenme (fazlasını istemem).benim verdiğim zararlara,yaptığım onca hayata gereken bu.hadi bana bi kıyak yapsın şu isveçli bilimadamları,bu teknoloji sade bana yapsınlar.hem ben kurtuliyim hem insanlar..

küçük büyük

verilmiş sözler vardır,düşünmeden,o anın hışmıyla.ama asıl beni bozan düşündüklerim ve en kötüsü aslında olabildiğine küçük detaylar..tekne gibi,su kaplumbağası gibi,simit gibi..onlar da olmuycak büyük detayım olmayınca hayatımda.

vurulmuş etiket

gözümü kapattığımda aklıma gelenler: vapurdaki fotoğrafçı,sinemada yandaki çift,okul kantininde merakla inceleyen kızlar..şimdi bu onlara da ayıp olmaz mı?

kırmızı

aklımda oluşan iki çift kızarık göz..aynı gibi.çok bakmadım zaten gözlere bu sefer.bakamazdım da.üstüne eklediğim sarı kısa saçlar mı siyah uzun mu?işte sorunum burda.siyah daha temiz..daha saf..olamaz dimi?öyle.ve sırf bu yüzden,sırf kendimi temizlemeye siyaha koyuldum ben.yani şimdilik..bilmiyorum bilmiyorum!
nedenlerim var burda olmaya.ve geldim.bloggeri amacına göre kullanmakta mıyım bilmem.benim amacım farklı.amacıma uydurdum.eyvallah.